Psikolojik Olarak Daha Dayanıklı Olmak (Resilience)
Psikolojik Dayanıklılık Nedir?
“Benim psikolojim çok dayanıklı değil.”,
“Çok hassas biriyim. Psikolojim hemen her şeyden etkilenir…”
Bu gibi cümleleri toplum içerisinde sık sık duyuyoruz. Hatta belki de sen de kullanıyorsun. Psikolojinin dayanıklı olup olmadığına karar vermeden önce “psikolojik dayanıklılığın” gerçekte ne olduğunu öğrenmek gerekiyor. Psikolojik sağlamlık ve dayanıklılık, kişinin yılmazlığı ve kendini toparlama gücüdür. Yani en temel hâli ile düşünürsek, harika bir hayat sürme ve asla hiçbir zorlukla karşılaşmama değil; bir zorlukla karşılaştığın zaman onunla başa çıkabilme yetkinliğidir.
Mutlu ve iyi hissetme hâli ile yakından ilişkili bir pozitif psikoloji alanıdır.
Psikolojik dayanıklılık (resilience), şu demektir:
- Bir zorlukla karşılaştığında, olumsuz veya travmatik olaylar yaşadığında tüm bunlarla başa çıkabilme
- Çok stresli veya kaygılı hissettiğin zamanlarda olumlu bakış açısına sahip olabilme, olayları farklı açılardan yorumlayabilme ve hayata uyum sağlama
- Zor ve olumsuz tecrübelerde kendini toparlayabilme ve tekrar yola çıkabilme gücü.
Psikolojik dayanıklılığın elbette sadece sana bağlı değil. Çevrendeki olaylar ve kişiler ile bir bağlantısı var. Psikolojik dayanıklılık, kişiden kişiye göre değişebilir. İnsanlar, aynı olay ve şartlara farklı tepkiler geliştirebilir, farklı şekillerde davranabilir. Her insan, kendi koşullarında yaşar ve bu yüzden psikolojik dayanıklılıktan beklentileri de değişkendir. Hatta aynı insan, hayatının bazı dönemlerinde psikolojik olarak daha dayanıklı iken, bazı dönemlerinde çok daha az dayanıklı olabilir. Bazı araştırmalara göre, psikolojik dayanıklılık doğuştan gelen veya öğrenilebilen bir kişilik özelliğidir.
Psikolojik dayanıklılık hakkında önyargılı olmamak da çok önemlidir. Çünkü insanlar aynı durumlara farklı tepkiler verebilir. Kaynar su, patatesin yumuşamasını sağlarken, yumurtayı katılaştırır.

Zorluklarla Başa Çıkabilme ve Uyum
Hayatının her aşamasında, birçok stres faktörü ile karşılaşırsın. Bu stres faktörleri bazen travmatik olaylardır. Aile içi psikolojik veya fiziksel şiddet, ekonomik sıkıntılar… Listeler uzayıp gidebilir. Bu uzun listeler, insanların sürekli stres ile baş etmek zorunda olduğuna iyi birer örnektir.
Psikolojik olarak dayanıklı olan kişiler, stres faktörleri ile karşılaştıkları zaman çok katı tepkiler göstermek yerine uyum sağlarlar. Çözüme odaklanır ve bir an önce ayağa kalkmak için yöntemler ararlar. Yani, stresli ve zor süreçleri olumlu birer deneyime dönüştürürler.
Ancak şu yanılgıya da dikkat etmek gerekiyor. Tek bir zor olayla karşılaşıp bunun üstesinden geldiğinde psikolojik olarak çok dayanıklı olduğuna dair hemen çıkarım yapmak doğru değildir. Çünkü psikolojik dayanıklılık bir süreç gerektirir.
Psikolojik Dayanıklılık Üzerinde Etkisi Olan Faktörler
Araştırmalara göre psikolojik olarak daha dayanıklı olan bireyler, doğuştan getirilen bazı özelliklere sahiptir. Örneğin, daha uysal ve kolay bir mizacı olan kişiler genel olarak daha esnek ve yumuşak başlıdır. Bu da zorluklarla karşılaştıklarında daha sakin kalabilmelerini, olayları farklı bakış açıları ile yorumlayabilmelerini ve uyum sağlayabilmelerini kolaylaştırır. Yani daha olumlu etkiler yapar. Psikolojik dayanıklı kişiler, daha arkadaş canlısı, sosyal ve liderlik yeteneklerine sahip kişilerdir.
Psikolojik dayanıklılıkta en önemli etkenlerden biri de kişinin kendini tanımasıdır. Kendinin farkında olan kişiler, özelliklerini net ve doğru bir şekilde tanıyan kişiler çözüme ulaşmaya çalışırken çok daha başarılı olurlar. Ayrıca kendilerini tanıyan insanlar, kendilerine karşı daha nazik, hoşgörülü, özgüvenli, şefkatli ve sevecen olurlar. Ki tüm bunlar psikolojik dayanıklılık için çok önemlidir.
Kendini tanıyan kişiler, zorlu ve stresli durumlarda daha stratejik kararlar alabilir ve etkili çözümler üretebilirler. Ayrıca kendini tanıyan kişiler, eksik oldukları konularda kendilerini geliştirmeye ve bu sayede de daha dayanıklı olmaya çalışırlar.
Psikolojik dayanıklılık üzerinde doğuştan getirilen bazı faktörlerin etkisi olsa da, sonradan geliştirilen ve öğrenilen davranışlar da en az doğuştan getirilenler kadar önemlidir:
- Empati yeteneğini geliştirmek ve diğer insanları anlamak için çabalamak,
- Güçlü birer iletişimci olmak,
- Duygularını net bir şekilde ifade edebilmek,
- Ekili sınırlar çizebilmek,
- Olumsuz ve travmatik olaylara farklı açılardan bakabilmek,
- Umut etmekten vazgeçmemek,
- Güçlü bir iradeye sahip olmak,
- Her zaman bir amacının olması,
- Hedefler belirleyip o hedeflere doğru yol almak,
- Cesur kararlar vermekten ve sorumluluk almaktan kaçmamak,
- Zorlukları gelişim fırsatı olarak görmek…

Ya Tam Tersi İyiyse…
Psikolojik dayanıklılık konusu genellikle kötü ve stresli olaylar üzerinden konuşulur. Kişinin karşılaştığı zorluklara ve verdiği tepkilere odaklanılır. Ancak çok önemli bir noktaya daha dikkat etmek gerekiyor. Bazen, bir hedef belirleriz veya bizi çok heyecanlandıran bir haber bekleriz… Hani şu sevinçle beklediğimiz insanlar…
Bazen iyi ve olumlu olarak yola çıktığımız kararlar zamanla umduğumuz gibi gerçekleşmez, çok sevdiğimizi sandığımız insanları aslında o kadar da sevmediğimizi fark ederiz ve bu durumla bir türlü başa çıkamayız.
Psikolojik dayanıklılık tam da bu durumlarda yine karşımıza çıkar. Zor durumlar illaki ki olumsuz ve hüzünlü olmak zorunda değil. İyi durumlarda da zorluklarla karşılaşabiliriz. İyi veya kötü bir durum, kaygı ve stres yaratabilir ve kişi bununla ne yapacağını bilemez.
Bakış açını değiştirmeyi ve geliştirmeyi öğrendiğinde, katı düşünce kalıplarından kurtulduğunda, sana stres ve endişeden daha fazla zarar veren bir şeyin olmadığını keşfettiğinde, alternatif düşünme yöntemlerini sorguladığında psikolojik dayanıklılık için de önemli adımlar atmış olacaksın.
Üstünde çalışman gereken başka konular da var: hayal kırıklığı ve incinme. İyi veya kötü, herhangi bir olay veya kişi sende bu duyguları tetikliyorsa psikolojik dayanıklılığına dikkat etmelisin. Hayal kırıklıklarını tanıyıp, gerçek olup olmadıklarını veya o hayallerin senin için gerçekten iyi olup olmadığını sorguladığında farklı bakış açıları geliştirmeye de başlayacaksın. O yüzden, psikolojik dayanıklılıktan söz ederken güçlü olduğun tarafların kadar geliştirebilir taraflarına da odaklanmanı öneririm. Çünkü aslında sana pes ettirenler güçlü tarafların değil, zayıf taraflarındır.
Şunu da unutma: Psikolojik olarak dayanıklı olmak demek, her zaman çok güçlü olmak demek değildir. Mesela üzgünken mutlu gibi davranmak veya endişeliyken hiçbir şey yokmuş gibi davranmak demek değildir. Olayları, durumları, kendini, duygularını ve hislerini daha etkili tanımak ve ayağa kalkmak için yola koyulmaktır.
Psikolojik Dayanıklılığımı Nasıl Artırabilirim?:
- Yeteneklerini ve kendini keşfet: Yaşadığın olumsuz ve olumlu olaylar, seni nasıl etkiliyor, gelişimine nasıl katkı yapıyor, sana neler öğretiyor, hangi yeteneklerinle bu olaylarla başa çıkabildin, hangi alanlarda kendini geliştirmen gerekiyor… Tüm bu soruları ara sıra kendine sor ve değerlendirme yap.
- Denemekten korkma: Risk almak, sorumluluk almak, zor kararlar vermek stresli olsa da sana birçok deneyim için fırsat sunar. Ne kadar çok deneyim kazanırsan, farklı bakış açıları geliştirmen de o kadar kolay olur.
- Bağ kur, sosya kal: Sosyallik, aile veya yakın arkadaşlarla güçlü bağlar, psikolojik dayanıklılık üzerinde çok etkilidir. Çünkü sana yalnız olmadığını hissettirir. Sosyal hayata karışmaktan, yeni şeyler denemekten korkma.
- Fiziksel sağlığına dikkat et: Düzenli egzersiz yap, bol su iç, dengeli beslen.
- Ruh sağlığına dikkat et: Farkındalık çalışmaları yap, nefes egzersizlerini öğren, psikolojik açıdan kendini geliştir. Seni nelerin yere serebileceği ve sana nelerin iyi geldiği konusunda kafa yor, dürüst cevaplar ara.
- Doğaya çık: Ağaçlar, nehirler, göller, dağlar, temiz hava… Her insana iyi hissettirir. Kısa yürüyüşler yap, fotoğraf çek, hayvanları incele, doğaya karış.
- Rutinler geliştir: İnsan beyni rutinleri çok sever. Alışkanlıklar edin, düzenli yaptığın aktiviteler olsun.
- “Yeteri kadar iyi” demeyi öğren: Mükemmel, iyinin düşmanıdır. Mükemmeliyetçi olmaktan vazgeç. “Yeteri kadar iyi” olması yeterlidir. Hayat, bir yarış değil. Daha fazla deneyim için kendini özgür bırak.
- Değişime direnme: Değişim, hayatın en güzel dönüm noktalarından biridir. Katı kurallar, katı düşünce kalıpları seni zorlamaktan ve senin için iyi olabilecekleri keşfetmeni zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
Bugün seninle; psikolojik dayanıklılığın ne olduğunu, hangi faktörlere bağlı olduğunu, daha dayanıklı bir psikoloji için ihtiyacın olanları paylaştım. İpuçlarını hemen uygulamaya başla ve değişimi fark et!

